Geben Vadisi Neresi?
İzmir’de yaşıyorum. Evet, o şehri çok severim ama bazen hayatın hızlı temposu arasında kaybolmak ve bir yanda da sürekli espri yapan ama her şeyi fazla düşünen bir adam olmak… Zor iş. Geçen gün bir arkadaşım “Geben Vadisi neresi?” diye sordu. Tabii, her normal insan gibi ben de “Geben? Haa, tam olarak şuradan başlıyor…” dedim ve gözlerimi kısıp biraz kafamda hayal etmeye başladım. Ama sonra gerçekten sordum: Geben Vadisi neresi? Bunu yazmaya başladım çünkü anlamadığım bir şey varsa, yazıya dökmek, işte en güzel çözüm.
Geben Vadisi: Neresi, Ne Zaman Başlar, Ne Zaman Biter?
Evet, belki de Geben Vadisi hakkında bildiğim kadar her şey yerli yerinde. Ama durun, her şeyden önce size Geben Vadisi’nin tam olarak nerede olduğundan bahsedeyim. Çünkü bazen izlediğimiz belgesellerde “Geben Vadisi” derken bile “Tam olarak nereyi kastediyorlar?” sorusu kafamı karıştırabiliyor.
Geben Vadisi, aslında İzmir’in şirin mi şirin, gizli saklı güzelliklerinden birisi. Bu vadinin adı, aslında uzun yıllar boyunca pek fazla duyulmamış bir yer. Ama son yıllarda, sosyal medya sayesinde herkes bu vadinin ne kadar muazzam bir yer olduğunu öğrenmeye başladı. Gözlemlerime göre, hepimizin biraz da olsa gizli kaçış noktalarına ihtiyacı oluyor, değil mi? İşte Geben Vadisi, tam da bu noktada devreye giriyor. Saklı kalmış bir cennet.
Tabii ki, burası öyle doğrudan girip gezebileceğiniz, orada yalnız başınıza buluşabileceğiniz bir yer değil. Şaka maka, biraz araziyi bilmeniz lazım. Eğer kaybolmadığınız sürece, doğanın içinde kaybolmak için biçilmiş kaftan! Yani, başka bir deyişle, burası kimilerine göre “kaybolan huzurun adresi,” kimilerine göre ise “kaybolmuş bir genç adamın” yeri.
Geben Vadisi: Hızlıca Yola Çık, Ama Yolda Kaybolma
Geçen gün yine arkadaş grubuyla buluşurken, biri durdu ve dedi ki:
“Ya, geçen hafta Geben Vadisi’ni keşfettim!”
Herkes birden dikkat kesildi. Sanki biri “Lütfen dikkatli olun, yoksa haritalardan silinebilirsiniz!” demiş gibi.
“Geben Vadisi mi? Neredeydi o?” dedim. Ama tabii, kimse bana bir cevap veremedi. Çünkü kimse bilmiyordu. Yani düşündüm, “Geben Vadisi” mi, Geben? Yani ismi bile sanki “Gel, bu vadide kaybolmaya davet ediyorum” demek istiyor gibi.
Buna rağmen, ne olursa olsun “O kadar da uzak değildir herhalde” dedim ve yola çıktım. Şehirden uzaklaşıp, köy yollarına doğru gitmeye başladım. Kafamda sürekli bu soruyla dönen düşünceler: “Geben Vadisi neresi?”
Tabii yolda kaybolmadım. Ama kaybolan birileri mutlaka olmuştur. Mesela ben! Geceyi orada geçirmek istemezdim, çünkü sanırım gece, vadinin sakinliğinde bir şeyler hep beni izliyor gibi hissediyorum. Veya belki o kadar çok düşündüğüm için insanın doğayla baş başa kaldığında, birer ağaç olabileceğini düşünmesi de çok garip. Şehirden, betonlardan uzaklaşmak… Yani ne bileyim, o kadar da vahşi değilmiş.
İç sesim: “Evet, her zaman kaybolduğum yerler gibi burası da bir başka kaçış yolu.”
Geben Vadisi’nin ‘İçsel Huzuru’: Hızlı Tempolu Bir Günün Ardından
Bir de bu hikayeyi şu açıdan düşünün: İzmir’de yaşıyorum. Bir genç olarak, sabahın erken saatlerinde işlere yetişmeye çalışırken her şey bir anda koşuşturma haline geliyor. Şehre baktıkça, insanların kısıtlanmış bir tempoya girdiğini hissediyorum. Hep aynı şey, her zaman aynı duvarlar, aynı sokaklar, aynı arabalar. Ve bir gün, Geben Vadisi’ni keşfettiğinizde, bu kısır döngüye karşı bir nefes almak gibi oluyor.
Düşünsenize, bir hafta boyunca “işe geç kaldım mı?”, “daha kaç dakika var?” diye telaşlanıyorsunuz. Ama Geben Vadisi’nde buna dair hiçbir şey yok! Her şey çok daha sakin, çok daha doğal. Tek yapmanız gereken yürümek, derin bir nefes almak ve “Ne olacak ki?” demek. İnsanın doğada kaybolması, günümüzün karmaşasına karşı en büyük terapi değil mi?
Tabii, böyle giderken birden bir şeyler fark ettim: Orada her şeyin güzelliği, beni sadece geçici bir süreyle huzura kavuşturuyor. Geben Vadisi, bence herkesin aradığı o gizli huzuru bir anda bulmasına olanak sağlıyor ama aynı zamanda da, yolda kaybolursanız işinize yaramayabilir. Ne de olsa, herkes kaybolduğu yerden farklı bir şekilde geri döner.
Bir diyalog:
Ben: “Ya, şehrin karmaşasından gerçekten kaçmak istiyorum. Her şey çok boğucu, çok kaotik. Kafamı toparlayamıyorum.”
Arkadaşım: “Bence Geben Vadisi iyi bir seçim. Ama dikkat et, orada kaybolursan Google Maps’in seni bulması biraz zaman alabilir.”
Ben: “Ya, kaybolmak iyi olurdu aslında. Sonuçta bir vadide kaybolmanın manası vardır diye düşünüyorum.”
Geben Vadisi: Bir Sonraki Seyahatiniz İçin Sizi Çağırıyor
Şimdi düşündüm de, Geben Vadisi gerçekten de doğal yapısıyla hem sakinliğe hem de eğlenceye olanak sağlıyor. Ne de olsa, doğa bir yanda, insan bir yanda. İnsanlar genellikle vadilerde kaybolur. Ama kaybolmuş insan, sonunda nehir gibi akar, sonunda bir yerden çıkmak zorundadır. Geben Vadisi’ni keşfettiğinizde, belki de aradığınız huzuru bulursunuz ama kaybolmak da bir başka keyif olur.
Belki biraz espri yapıyorum, ama aslında Geben Vadisi’nin gerçeği de bu: Şehirden uzaklaşın ve doğanın kollarına bırakın kendinizi. Kaybolan bir insan için en güzel yerlerden biridir, orada kimse sizi zorla bulmaz. Aksine, kaybolan birine huzur verir.
Geben Vadisi neresi? Huzurun ve doğanın bir araya geldiği yer, kaybolmuş bir adamın yeniden doğduğu yerdir. Tam anlamıyla keşfedilmemiş bir cennettir, ki çoğu zaman ne kadar huzurlu olduğunu anlamak, kaybolduğunuzda gelir.