Zikmek Ne Demek? Kayseri’de Bir Günlüğün İçinden Gelen Gerçek Bir Hikâye
Kayseri’de yaşadığım yıllar boyunca bazı kelimelerin insanın hayatında beklenmedik izler bıraktığını fark ettim. Kimi kelimeler sadece bir anlam taşır, kimileri ise duyulduğu an geçmişte kalan bir anıyı, bir kırgınlığı ya da bir gülümsemeyi geri getirir. “Zikmek ne demek?” sorusuyla karşılaştığım gün de benim için böyle bir an oldu.
25 yaşındayım ve uzun zamandır günlük tutuyorum. Belki biraz eski moda bir alışkanlık gibi görünebilir ama içimde birikenleri yazmadan rahat edemiyorum. Kayseri’nin soğuk kış akşamlarında, odamın küçük masasının başına oturup gün içinde yaşadıklarımı defterime aktarmak bana iyi geliyor. Çünkü bazı duygular konuşarak değil, yazarak daha kolay ortaya çıkıyor.
O kelimeyi ilk duyduğumda aslında anlamını bilmiyordum. Bir arkadaş ortamında geçen kısa bir konuşmada kulağıma geldi. Herkesin bildiği ama benim yabancı olduğum bir ifadeydi. O an hem merak ettim hem de biraz şaşırdım. Eve döndüğümde günlüğümü açıp ilk yazdığım cümle şuydu:
“Bugün bir kelimenin bile insanı ne kadar düşündürebileceğini öğrendim.”
Bir Kelimenin Ardındaki Anlamı Öğrenme Anım
Kayseri’de sıradan bir gündü. Hava kapalıydı, sokaklarda hafif bir soğuk vardı. Çarşı tarafında arkadaşlarımla oturmuş çay içerken sohbet ediyorduk. Konu bir anda eski konuşmalara, internet ortamında kullanılan kelimelere ve insanların bazen anlamını bilmeden kullandığı ifadelere geldi.
Tam o sırada “zikmek” kelimesi geçti.
İlk anda ne olduğunu anlamadım. Açıkçası biraz garipsedim. Çünkü kelimenin söyleyişinde bile sert ve kaba bir hava vardı. Arkadaşım bana bunun halk arasında kullanılan argo bir ifade olduğunu söyledi. Zikmek kelimesinin cinsel anlam taşıyan kaba bir argo söz olduğunu, genellikle küfür veya hakaret amacıyla da kullanılabildiğini öğrendim.
O an içimde garip bir his oluştu. Bir yandan merakımı gidermiştim, diğer yandan insanların bazı kelimeleri ne kadar farklı şekillerde kullandığını düşündüm. Çünkü dil sadece kelimelerden oluşmuyordu; insanların öfkesi, mizahı, kırgınlığı ve hatta bazen saygısızlığı bile kelimelerin içine siniyordu.
O akşam eve geldiğimde biraz hayal kırıklığı hissettim. Bunun sebebi kelimenin anlamı değildi sadece. İnsanların bazen birbirlerini kırmak için kullandıkları ifadelerin ne kadar kolay yayılabildiğini düşünmek beni üzmüştü.
Günlüğümde Yazdığım O Gece
Defterimi açtım ve uzun uzun yazmaya başladım.
“Bugün bir kelimenin aslında sadece kelime olmadığını düşündüm. İnsan ağzından çıkan her şey bir iz bırakıyor. Bazen bir söz bir insanı mutlu ediyor, bazen de hiç beklemediği bir anda kalbini kırıyor.”
Bunu yazarken kendi hayatımdaki bazı anılar aklıma geldi.
Lise dönemimde bir arkadaşım, insanların yanında söylediği küçük bir sözle beni çok kırmıştı. Belki onun için önemsiz bir cümleydi ama benim için günlerce düşündüğüm bir mesele olmuştu. O zamanlar kelimelerin ağırlığını tam anlayamıyordum. Şimdi ise 25 yaşında biri olarak biliyorum ki insan bazen bir cümleyi yıllarca içinde taşıyabiliyor.
“Zikmek ne demek?” sorusunun cevabını öğrenmek bana sadece bir argo kelimenin anlamını öğretmedi. Aynı zamanda dilin sorumluluk gerektiren bir şey olduğunu hatırlattı.
Kelime Anlamından Daha Fazlası: İnsanların Dili Kullanma Şekli
Mazihome okuyucularına özel bu yazımızda “Zikmek ne demek” hakkında pratik bilgiler sunuyoruz.
Bir kelimenin anlamını bilmek önemlidir ama onu hangi ortamda, hangi amaçla ve kime karşı kullandığımız daha da önemlidir. Çünkü aynı kelime farklı kişilerde farklı duygular oluşturabilir.
Günümüzde özellikle sosyal medya sayesinde birçok argo ifade çok hızlı yayılıyor. İnsanlar bazen anlamını tam bilmeden bir kelimeyi kullanabiliyor. Sadece eğlenceli göründüğü için ya da çevresindeki kişiler kullandığı için aynı ifadeleri tekrar edebiliyor.
Bana göre asıl mesele kelimelerin varlığı değil. Asıl mesele, insanların birbirine nasıl davrandığı.
Çünkü insan ilişkilerinde en önemli şeylerden biri saygı. Bir arkadaş sohbetinde şaka olarak söylenen bir ifade ile birini aşağılamak amacıyla kullanılan ifade arasında büyük bir fark var.
Ben bunu yaşadığım bazı olaylarda çok daha iyi anladım.
Kayseri Sokaklarında Düşündüğüm Şeyler
Bir akşam yürüyüş yapmak için dışarı çıktım. Kayseri’nin akşam sessizliğini her zaman sevmişimdir. Şehrin kendine özgü bir huzuru vardır. İnsanlar telaşlıdır ama bir yandan da tanıdık bir sıcaklık hissedersiniz.
Yürürken insanların konuşmalarını duyuyordum. Kimi telefonda konuşuyor, kimi arkadaşlarıyla gülüyordu. O anda aklıma şu geldi:
“Acaba insanlar söyledikleri her kelimenin karşı tarafta nasıl bir etki oluşturduğunu düşünüyor mu?”
Bazen düşünmeden söylediğimiz bir söz, karşımızdaki kişinin gününü değiştirebilir. Bir teşekkür, bir güzel cümle veya samimi bir yaklaşım insanın içindeki umudu artırabilir.
Ama kaba ve kırıcı sözler de aynı şekilde insanın enerjisini düşürebilir.
Ben de geçmişte bunu çok yaşadım. Bazı insanların söylediği şeyler beni üzmüş, kendimi sorgulamama neden olmuştu. Fakat zaman geçtikçe şunu öğrendim: İnsanların söylediği her şeyi kendi değerimiz olarak görmemeliyiz.
Zikmek Kelimesinin Toplumdaki Kullanımı Üzerine
“Zikmek ne demek?” diye araştıran birçok kişi aslında bu kelimenin nereden geldiğini ve nasıl kullanıldığını merak ediyor olabilir. Bu kelime günlük konuşma dilinde yer alan kaba bir argo ifadedir. Genellikle cinsel içerikli anlamıyla bilinir ve çoğu zaman nezaket sınırlarının dışında kabul edilir.
Bu nedenle kullanıldığı ortama dikkat etmek gerekir. Her kelime her yerde söylenmez. Bazı ifadeler arkadaş arasında farklı algılanabilirken, başka bir ortamda rahatsız edici olabilir.
Benim için bu kelimeyi öğrenmek, sadece sözlük anlamını bilmekten ibaret olmadı. İnsanların iletişim kurarken neden daha dikkatli olması gerektiğini hatırlatan küçük bir deneyim oldu.
Çünkü hayatımız aslında kelimelerle örülüyor.
Bir insanın bize söylediği güzel bir söz yıllar sonra bile yüzümüzde tebessüm oluşturabilir. Aynı şekilde kırıcı bir ifade de uzun süre hafızamızda kalabilir.
Küçük Bir Hayal Kırıklığından Büyük Bir Farkındalığa
O gün eve dönerken ilk hissettiğim şey biraz hayal kırıklığıydı. Çünkü insanların bazen birbirlerine karşı kullandıkları sert dili anlamakta zorlanıyorum. Bir insanın kendini ifade etmesi için neden mutlaka kırıcı kelimelere ihtiyaç duyduğunu düşünüyorum.
Ama zamanla bu düşüncem yerini daha sakin bir bakış açısına bıraktı.
Herkes farklı bir çevrede büyüyor. Herkesin duyduğu kelimeler, öğrendiği ifadeler ve iletişim biçimi farklı oluyor. Önemli olan, öğrendiğimiz şeyleri sorgulayabilmek.
Ben artık bir kelime duyduğumda sadece anlamına değil, arkasındaki duyguya da bakıyorum.
Bu kelime neden kullanıldı?
Söyleyen kişi ne hissetti?
Karşıdaki insan bunu duyunca ne yaşayacak?
Bence insan olmanın güzel taraflarından biri de bu: Kendimizi geliştirebilmek ve bazı şeyleri yeniden değerlendirebilmek.
“Zikmek ne demek” konusunu beğendiyseniz Mazihome sayfamızdaki diğer makalelerimize de göz atmanızı öneririz.
Bir Defter Sayfasında Kalan Son Cümle
O gece günlüğümün sonuna şu cümleyi yazdım:
“Bazı kelimeler bize sadece anlamlarını değil, insan olmanın sorumluluğunu da öğretir.”
Aradan zaman geçti ama o günü hâlâ hatırlıyorum. Çünkü küçük bir sohbet, basit bir merak ve tek bir kelime bana iletişim hakkında çok şey düşündürdü.
“Zikmek ne demek?” sorusunun cevabı elbette bir argo kelimenin açıklamasından ibaret. Fakat benim hikâyemde bu kelime, insan ilişkileri ve dilin gücü üzerine düşünmeme sebep olan küçük bir dönüm noktası oldu.
Kayseri’de geçen sıradan bir akşam, bir çay sohbeti ve bir günlük sayfası bana şunu gösterdi:
İnsan bazen en küçük olaylardan bile büyük dersler çıkarabilir.
Söylediğimiz kelimeler bizim bir parçamızdır. Bu yüzden konuşurken sadece ne söylediğimize değil, nasıl bir etki bıraktığımıza da dikkat etmeliyiz.
Çünkü bazen tek bir kelime bir insanın kalbine dokunur.
Bazen de farkında olmadan bir yaraya dönüşebilir.
Ben artık bunu daha iyi biliyorum.